Yeme içme gezme tavsiyelerim

LAVANTA SALDA 1 2 GİTMEYEN KALMASIN :)

LAVANTA KOKULU – MALDİVLER GÖRÜNTÜLÜ İKİ ŞAHANE GÜN

KONU: Biri 3 yaş biri 14 aylık 2 oğlumuz, eşim, ben ve kız kardeşim Çiğdem ile 2 güne sıkıştırdığımız Isparta Burdur Denizli turumuz.

Resimleri filtresiz paylaştım. Buna rağmen bir çok kimse hangi makine ile çekim yaptığımı sordu. Allah vergisi doğa 🙂

Minik adamların şortları Mothercare, tişörtleri koton. Benim tulum h&m 🙂

LAVANTA TARLALARI

ULAŞIM:

Isparta’ya Türk Hava Yolları’nın öğlen 13:30 uçağı ile uçtuk. Atatürk Hava Alanından kalkıyor. Uçakta bekleme ile birlikte 3 civarı oradaydık. Çocuklara alanda yemek yedirdik çok küçükler yemek beğenmeyebilirler sonuçta. Bize ise uçakta enfes enfes THY sandviçi geldi ki; sadece bu sandviçi yemek için, lüzumsuz olarak herhangi bir yere uçabilirim 😀

Ayrıca doğum günü veya yıldönümünüzden 3 gün önce veya sonra THY ile uçarsanız; en geç 24 saat önceden haber vermek şartı ile ücretsiz pasta servisi oluyor. Miles and smiles hizmeti. Bizim sürprizimizin videosu instagram hesabımda 🙂

ARAÇ KİRALAMA:

Bu işin zor kısmı. Temmuz ayı Isparta için yüksek sezon. Kurumsal araç kiralama şirketi yok ya da biz bulamadık. Diğer şirketlerde de araç bulmak çok zor. Hadi araç buldunuz çocuk oto koltuğu bulmak tam macera.

Ayrıca bu nevi şirketler, araba bedeli kadar senet imzalatıyorlar. Tavsiyem, senedin üzerine ve sözleşmeye teminat amacı ile verildiğini yazmanız ve içerik için gerekirse avukatınızdan destek almanız. {Bu sayfayı hobi amacı ile kurdum ama asıl hobim, tutkum hukuk yine beni bende onu buluyoruz 🙂 Lavanta tarlaları derken kıymetli evrak konusuna girdik, sizi sıkmadan çıkıyorum bu konudan :)}

Bizin kiraladığımız şirket gayet iyi idi. Memnun kaldık. Bir de biz Isparta hava alanından aldığımız aracı Denizli Çardak Hava Alanından teslim etmek istedik. Bu formüle uyan şirket bulmakta epey zor ancak bizim rent a car şirketi ile yol / benzin ve sair masraflarını da ödeyerek anlaştık. Sadece masraflı oldu bize.

LAVANTA TARLALARINA ULAŞIM:

Isparta Hava Alanından aşağı yukarı yarım saatlik yol. Hatta daha bile kısa diyebiliriz, biz kiralık araç az benzin ile gelince önce benzin molası verdik. Kuyucak Köyü diye geçiyor. Önce köy içinden geçiyorsunuz. Daha sonra 5 dakika kadar pek keyifsiz uçurumvari bir yoldan döne döne tarlalara ulaşıyorsunuz. Sonrası; arabayı kenara çek ve fotoğraf makinesine / telefona sarıl 🙂

Annelik yer sınır tanımaz. Oğlum şöyle geç arı gelmesin derken 🙂

LAVANTA TARLALARI VE KÖYÜ HAKKINDA KISA NOTLARIM:

  • Fotoğraf çekim saatini iyi belirleyin. Hava 16:00’da bile çok sıcaktı. Bir de profesyonel görüntülü çekimler için sanırım güneşin tepede olmaması lazım. Yalnız 17:00’dan sonra kalabalık artıyor bu da başka bir notum.
  • Kanaatimce oldukça güzeldi lavanta tarlaları ancak Fransa’daki gibi uzun uzun sık sık lavantalar bekliyorsanız, öyle değil. Aralarında geniş toprak yollar olduğu için sadece siz ve alabildiğine lavanta konulu resimler, biraz maharet gerektiriyor. Genel olarak ben sevdim, yüksek beklentim yoktu. Mis memleketimin mis tarlası.
  • İlginç bir tecrübe de büyük oğlumuz ile babasının deveye binmesi oldu. Develaaer dedik durduk rahmetli Kemal Sunal gibi. Daha önce Abu Dhabi’de safaride görmüştüm ama Mehmet Alp için başlı başına bir deneyim oldu. Tek kişi 15 TL ama iki kişi binince toplam 20 TL aldı oradaki deveci ağabey.
  • Kuyucak köyü; bir kaç tezgah ve bir kaç dükkandan oluşan bol bol lavanta ürünleri, birini görebildiğim bir kaç çay bahçesi ile çok sıcak geldi bana. Lavanta Cafe’de Lavanatalı, Güllü (Favorim) ve sade dondurma yedik. Dondurmalar kapalı kapta geliyor, hazır gıda, açık dondurma değil ki büyük oğlum yiyeceği için bu çok hoşuma gitti.
  • Dükkanlardan lavanta kesesi, lavantalı lokum, lavanta kolonyası, gül reçeli (bayılırım reçellere) ve araba kokusu (bilin bakalım neli :)) bir de lavanta tacı aldık teyzelerden 5’er TL’ye. Taca çok arı geliyor. Ancak biz resim çekip, poşete koyup çekmecemize koymaya karar verdik zaten.

KONAKLAMA:

Isparta’da tek 5 yıldızlı otel Barida Otel Çocuklar ile her şeyden vazgeçerim ama hijyen ve konfordan vazgeçmem. Çok memnun kaldık. Akşam yemeğimizi de 10. kattaki restoranda yedik. Işıl ışıl Isparta manzarası eşliğinde. Garson Onur bey (maalesef soyadını almamışım) o kadar ilgili, misafirperver ve güler yüzlü idi ki; çocuklar bile yatma saatleri geçtiği halde son dakikaya kadar mutluluktan sapıtmadılar. (bu dediğimi annneler anlar 🙂 ) Yediklerimizi instagram sayfamda restoran kısmında sabitledim.

SALDA GÖLÜ:

Türkiye’nin Maldivler’i dedikleri kadar var olan, resimlere yine filtre koymama gerek bırakmayan mavi kolajı göl.

ULAŞIM:
Biz kiraladığımız araba ile 1,5 saat gibi bir sürede Salda Gölüne ulaştık. Ancak tavsiyem Denizli’den gitmeniz. Hava alanından sadece 1 saat uzaklıkta. Araba yolculuğu 2 yaş ve üzeri çocuklar ile daha kolay oluyor. Daha küçük bebekler sıkılıyor ve oyalanmıyor.

Çok önemli bir tavsiyem de telefondan navigasyon alıyorsanız ana yol olanını tercih etmeniz. Hatta şöyle birine yolu sorun, ana yola çıkın ve öyle navigasyon açın. Keza biz Burdur’dan hava alanına dönerken ne yollardan geçtik anlatamam. Yol bile diyemediğimiz bu yerlerden geçerken, bizim gibi navigasyon ile oralara sapmış çeşitli arabaların arada bir geçmesi ile doğru yolda olduğumuzu anladık 🙂

Son olarak Salda Gölü büyük bir göl. Resimler Saldivler denilen kısımdan. Gölü geçince sanki Göl geride kalmış gibi devam edip; ileriden sağa sapıp, yola benzemeyen bir toprak yola girip aracınız park edebiliyorsunuz. Çok tur otobüsü var, yer kendini o sapaktan sonra belli ediyor.

KONAKLAMA:

Biz günübirlik gittik. Konaklama için çok seçenek görmedik, gördüklerimiz de 4-5 yıldız hatta 3 yıldız bile değildi. Her zaman diyorum bebeler ile konfor şart. 🙂
SALDA GÖLÜ HAKKINDA MİNİK NOTLARIM:

  • Bir kere enfes bir su. Sahili çok geniş epey yürümek gerekiyor. Bebek arabası ile de biraz zor oldu. Sahilde çıkardık ayakkabıları çorapları şapada şapada oynadık. Çocuklar bayıldı. Daha önce gördüğüm için evet Maldivlere benziyor. Suda yüzmedik vakit yoktu ama yüzen çoktu.
  • Sahilde 4-5 tane büfe var önünde de oturma yerleri. Biz paket aldık vakitsizlikten ancak kıymalı tostu meşhur, ben beğendim.
  • Haşhaşlı dondurması da meşhur (açık dondurma) o da güzeldi.
  • Değişik baharatlar aldım ayrıca. Maalesef hediyelikçi olduğunu düşündüğüm girişte kalan yerleri gezemedim. Onun yerine vaktimizi suda zıplamak ile geçirdik. 🙂

ÖZETLE İZLENİMLERİM:

2 gün tek gece 3 şehir ve 1 çocuk 1 bebek ile olabilecek en konforlu seyahatti. Çocuklar çok mutlu oldu. Ayakları göle değdi, sürpriz pastalar geldi, yolda tedirgin olunca macera ve güven duygusu kavramlarını da büyük oğlum tatmış oldu.

Gül mevsimi Isparta’ya bir daha gelmek, bir sonraki sefere Salda Gölü’ne uzun uzun yüzmek ve Denizli’yi hava alanın dışında geniş geniş gezmek istiyorum.

İyi ki yaptık. Bir başkadır benim memleketim 🙂

Şebnem Başer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s